İngiltere’de görülen ve iş hukuku ile havacılık güvenliği standartlarında uzun yıllar konuşulacak emsal bir dava karara bağlandı. Düşük maliyetli havayolu devi EasyJet, hakkında ağır cinsel saldırı suçlamaları bulunan ancak mahkeme sürecinin sonunda tamamen aklanan bir pilotunu işten çıkardığı için yargılanıyordu. İngiliz İş Mahkemesi, adalet sisteminin “suçluluğu kanıtlanana kadar herkes masumdur” ilkesine ticari itibar penceresinden çok farklı bir yorum getirdi.
Soruşturma Döneminde Uçmasına İzin Verildi
İngiliz basınına yansıyan dava dosyalarına göre, 2018 yılından bu yana EasyJet bünyesinde ikinci pilot (First Officer) olarak başarıyla görev yapan pilotun hayatı 2023 yılında altüst oldu. Sussex Polisi tarafından tecavüz şüphesiyle gözaltına alınan pilot, soruşturma sürecinde kefaletle serbest bırakıldı ve durumu havayolu yönetimiyle paylaştı.
EasyJet, kriz yönetiminin ilk aşamalarında oldukça soğukkanlı davrandı ve pilotun uçuş görevlerine devam etmesine izin verdi. Ancak 2024 yılına gelindiğinde tecavüz ve cinsel saldırı suçlamalarının resmiyet kazanıp mahkeme aşamasına geçmesiyle birlikte, havayolu yönetimi pilotu acilen açığa aldı.
“Kariyer Molası” Teklifini Reddetti, Güvenlik Kartı İptal Oldu
Şirket içi yazışmalara ve mahkeme tutanaklarına göre EasyJet, krizi çözmek adına pilota iki farklı yol sundu:
- “Davan Bitene Kadar Mola Ver”: Şirket, pilota ‘kariyer molası’ adı altında resmi olarak görevinden ayrılmasını, davadan beraat etmesi halinde ise aynı haklarla kokpite geri dönmesini teklif etti.
- Yer Hizmetleri Talebi: Pilot, bu mola teklifini ekonomik veya profesyonel kaygılarla reddetti. Bunun yerine dava süresince uçağa çıkmadan, şirketin yer hizmetleri veya ofis departmanlarında çalışmayı talep etti.
EasyJet bu talebi kabul etmediği gibi, mahkeme sürecinde pilotun havalimanı hassas bölgelerine girmesini sağlayan havalimanı güvenlik kartlarını da iptal etti.
Mahkemenin Şok Gerekçesi: “Makul İtibar Kaygısı”
Savcılık makamının daha sonra eldeki delilleri ve süreci yeniden değerlendirerek davadaki tüm suçlamaları düşürmesi ve pilotun tamamen suçsuz olduğunun tescillenmesi dahi iş akdinin feshini geri getiremedi.
İngiliz İş Mahkemesi, EasyJet’in süreci yönetirken bazı idari eksiklikleri olduğunu kabul etse de feshin haklılığını şu tarihi gerekçeyle onayladı:
“Pilotluk mesleği, doğası gereği kamu güvenliği ve şirket itibarı açısından en üst düzeyde hassasiyet taşımaktadır. Bir çalışanın mahkemece resmi olarak suçlu bulunmasından önce dahi, işverenin ‘makul itibar kaygısı’ taşıması ve markanın küresel imajını korumak adına iş akdini feshetmesi hukuka uygundur. Ciddi suçlamalar, suçsuzluk kanıtlansa bile şirkete ticari zarar verme riski taşır.”
Bu kararla birlikte Birleşik Krallık’ta havayolu şirketlerinin, personellerinin adli süreçlerinde “ticari güven ve marka değerini” ceza hukukunun masumiyet karinesinden üstün tutabileceği yasal olarak onaylanmış oldu. Havacılık sendikalarının karara karşı nasıl bir eylem planı hazırlayacağı ise merak konusu.