Avustralya, ABD’ye onarım için gönderilen F-35 parçalarının Hong Kong’a yönlendirildiğini doğruladı. Sevkiyatla ilgili ABD ve Lockheed Martin soruşturma yürütüyor.
F-35 parçaları nasıl Hong Kong’a gitti?
Günlerdir gündemde olan olay, Avustralya’dan ABD’ye gönderilmek üzere yola çıkarılan bazı F-35 Lightning II parçalarının planlanan rotadan çıkarak Hong Kong’a ulaşmasıyla ortaya çıktı.
Sevkiyatın, Lockheed Martin adına hareket eden üçüncü taraf bir şirket tarafından gerçekleştirildiği bildirildi. Parçaların ABD’ye ulaştırılması ve burada onarım ya da başka bir işlemden geçirilmesi planlanıyordu.
Ancak kargonun Pasifik üzerinden ilerlediği sırada rotasının değiştiği ve Hong Kong’a yönlendirildiği belirtildi.
Sevkiyatın neden bu rotaya girdiği ve parçaların Hong Kong’da tam olarak nerede bulunduğu ise henüz açıklığa kavuşmuş değil. ABD tarafı da olayla ilgili soruşturma yürütüyor ve parçaların geri alınması için çalışmalar yapıldığını bildiriyor.

Avustralya: Hassas parça olduğuna dair bir değerlendirme yok
Olayın en dikkat çekici noktalarından biri, sevkiyatta bulunan parçaların F-35’in gizlilik teknolojileriyle bağlantılı olup olmadığı.
Avustralya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Richard Marles, 22 Eylül’de yaptığı açıklamada Canberra’nın ABD ve Lockheed Martin ile birlikte soruşturmaya destek verdiğini söyledi.
Marles, Avustralya’nın kendi tarafındaki süreci de incelediğini belirtirken, mevcut değerlendirmelerine göre söz konusu parçaların hassas ekipman veya hassas parçalar olmadığını ifade etti.
Bu açıklama önemli. Çünkü sosyal medyada olay, doğrudan “F-35’in gizli teknolojileri Çin’in eline geçti” şeklinde yorumlanıyor. Ancak şu ana kadar Çin makamlarının veya Çin ordusunun söz konusu parçaları ele geçirdiğini ya da incelediğini gösteren kamuya açık bir kanıt bulunmuyor.

Sevkiyatta F-35 kanopisi de var mıydı?
Olayın neden bu kadar dikkat çektiğinin arkasındaki en önemli iddialardan biri ise F-35 kanopisi.
Politico tarafından gündeme getirilen ve daha sonra çeşitli savunma yayınlarında aktarılan bilgilere göre kayıp sevkiyatın içerisinde F-35’in kokpit kanopilerinden biri de bulunuyordu.
F-35 kanopisini diğer savaş uçaklarındaki standart şeffaf kokpit kaplamalarından ayıran özelliklerden biri, uçağın düşük görünürlük özelliklerine katkı sağlayan özel malzemeler kullanılması.
Bu nedenle kanopinin gerçekten sevkiyatın içerisinde bulunup bulunmadığı ve hangi parçaların halen kayıp olduğu soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi. Avustralya ise mevcut değerlendirmesinde parçaların hassas olmadığı görüşünde.

Radar emici malzeme iddiası
F-35’in düşük radar görünürlüğünde gövde tasarımının yanı sıra kullanılan özel malzemeler de önemli bir rol oynuyor.
Kanopide kullanılan radar emici malzemenin, kokpit bölümünün radar izine katkısını azaltmaya yönelik olduğu biliniyor. Bu nedenle söz konusu parçanın başka bir ülkenin eline geçmesi ihtimali, özellikle savunma çevrelerinde teknoloji güvenliği açısından tartışma yarattı.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor.
Bir F-35 kanopisinin kaybolmuş olması, tek başına F-35’in stealth teknolojisinin ele geçirildiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, parçanın Hong Kong’a ulaşmış olması da Çin’in bu parçayı elde ettiği veya teknik olarak incelediğini kanıtlamıyor.
Bu ihtimaller şu aşamada yalnızca güvenlik endişeleri ve olası senaryolar kapsamında değerlendiriliyor.

ABD de soruşturmanın içinde
ABD tarafında da olayın farkında olunduğu ve soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
F-35 Joint Program Office, “servis dışı” durumdaki F-35 parçalarının sevkiyatıyla ilgili bir sorun yaşandığını doğrularken, parçaların geri alınması, olayın araştırılması ve gelecekte benzer bir durumun yaşanmaması için güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Lockheed Martin ise sevkiyatların güvenliğiyle ilgili ayrıntıları paylaşamayacağını belirtirken, F-35 programının ve müttefik ülkelerin güvenliğini korumak amacıyla sevkiyat süreçlerinde güvenlik önlemleri uygulandığını bildirdi. Şirket ayrıca söz konusu parçaların kullanılamaz durumda olduğunu ve istismar edilme riskinin düşük değerlendirildiğini açıkladı.

“10/10’luk istihbarat operasyonu” iddiasına kanıt yok
Sosyal medyada olayın bir siber saldırı, rota manipülasyonu veya istihbarat operasyonu olabileceğine yönelik çok sayıda yorum yapılıyor.
Fakat şu anda bunların herhangi birini doğrulayacak resmi bir bilgi bulunmuyor.
Sevkiyatın neden Hong Kong’a yönlendirildiği, rotanın hangi aşamada değiştirildiği ve parçaların halen nerede olduğu soruşturmanın konusu.
Avustralya Savunma Bakanlığı da olayın kendi tarafındaki sürecini incelerken, daha geniş soruşturmanın ABD ve Lockheed Martin tarafından yürütüldüğünü belirtiyor.

F-35 parçalarının küresel tedarik zinciri neden önemli?
Olay aynı zamanda F-35 programının ne kadar karmaşık bir lojistik yapıya sahip olduğunu da ortaya koyuyor.
F-35 filosu için yedek parçalar yalnızca uçağın üretildiği veya kullanıldığı ülkelerde tutulmuyor. Program kapsamında çok sayıda ülkeyi kapsayan küresel bir tedarik ve bakım ağı bulunuyor.
Avustralya, 72 adet F-35A savaş uçağı işletiyor ve Asya-Pasifik bölgesindeki F-35 lojistik yapısında önemli bir konuma sahip. Williamtown’daki tesis de bölgesel F-35 operasyonlarının desteklenmesinde kullanılıyor.
Dolayısıyla Avustralya’dan ABD’ye yapılan bir parça sevkiyatının Hong Kong’a yönelmesi, yalnızca bir kargo rotası problemi olarak değil, F-35 programının küresel parça yönetimi açısından da inceleniyor.

Şimdilik doğrulanan ne?
Şu aşamada ortaya çıkan tablo şöyle:
• F-35 parçaları Avustralya’dan ABD’ye gönderilmek üzere yola çıktı.
• Sevkiyat planlanan rotadan saparak Hong Kong’a yönlendirildi.
• Parçaların bir bölümünün halen kayıp olduğu bildiriliyor.
• Avustralya, ABD ve Lockheed Martin olayla ilgili soruşturma yürütüyor.
• Sevkiyatta bir F-35 kanopisinin bulunduğuna yönelik haberler var.
• Avustralya Savunma Bakanı, parçaların hassas olmadığı yönündeki değerlendirmeyi paylaştı.
• Çin’in söz konusu parçaları ele geçirdiğini veya incelediğini gösteren doğrulanmış bir kanıt bulunmuyor.
Bu nedenle olayın kendisi artık tartışma konusu olmaktan çıkıp resmi makamların soruşturduğu doğrulanmış bir sevkiyat vakasına dönüşmüş durumda. Ancak F-35’in hassas teknolojilerinin Çin’in eline geçtiği yönündeki daha ileri iddia için şu an kamuya açık yeterli kanıt bulunmuyor.
Kaynak: Avustralya Savunma Bakanlığı, ABC News ve F-35 Joint Program Office açıklamaları.