Türkiye’nin savunma sanayiindeki en kritik projelerinden biri olan Çelik Kubbe, Mart 2026 itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girerek gökyüzünün yeni hakimi oldu. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, sistemin teslimatı ve geleceğine dair stratejik açıklamalarda bulunarak; TAYFUN balistik füzesi ve SOM seyir füzesi gibi kritik mühimmatların üretiminde 24 saat esasına geçildiğini vurguladı. Bölgesel tehditlerin Türkiye’yi üretim kapasitesini artırmaya mecbur bıraktığını belirten İkinci, “Kimseye ihtiyaç duymadan tüm savunma ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir altyapıya ulaştık” dedi.
Yapay Zeka Destekli “Sistemler Sistemi”
Çelik Kubbe, tek bir silahtan ziyade, Türkiye’nin yıllardır geliştirdiği farklı menzil ve irtifadaki sistemlerin tek bir beyin altında toplanmasını temsil ediyor. ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE ortaklığıyla geliştirilen bu “sistemler sistemi”, şu unsurları yapay zeka desteğiyle yönetiyor:
KORKUT: Alçak irtifa parçalı mühimmatlı uçaksavar sistemi.
HİSAR-A+ & HİSAR-O+: Yakın ve orta menzil hava savunma füzeleri.
SİPER: Uzun menzilli ve yüksek irtifa bölge hava savunma sistemi.
“En İyisini Yaptık” Demiyoruz, Geliştirmeye Devam Ediyoruz
Murat İkinci, hava savunma teknolojilerinin durağan olmadığını, değişen tehdit karakteristiklerine göre sistemin sürekli güncelleneceğini belirtti. Çelik Kubbe’nin sadece bir savunma hattı değil, üzerine sürekli yeni kabiliyetlerin ve teknolojilerin entegre edileceği dinamik bir altyapı olduğunu ifade eden İkinci, özellikle balistik füze savunması ve radar sistemlerinin yerli imkanlarla istenilen sayıda üretilebilmesinin stratejik bir üstünlük sağladığını hatırlattı.
Tam Bağımsızlık ve Caydırıcılık
Mart 2026’da envantere giren Çelik Kubbe, Türkiye’nin hava sahasını drone’lardan seyir füzelerine, savaş uçaklarından balistik füzelere kadar her türlü tehdide karşı çok katmanlı bir biçimde koruyor. Sistemin bütün unsurlarının (füze, radar, batarya) içeride üretiliyor olması, olası bir ambargo veya kriz anında Türkiye’nin savunma hattını kesintisiz olarak tahkim edebilmesi anlamına geliyor.


