Advertisement

Envantere girecek ilk uçak uçtu: HÜRJET’in tasarımında neler değişti?

Türkiye'nin havacılık sanayisindeki en önemli adımlarından biri olan HÜRJET projesinde kritik bir eşik aşıldı. TUSAŞ tarafından Ankara’da üretilen ilk seri üretim HÜRJET, 30 Ağustos'ta test uçuşunu başarıyla tamamladı. Gelişmiş AESA radarı, havadan havaya füze kapasitesi ve uçak gemisi vizyonuyla öne çıkan jet, F-16’ların operasyonel yükünü hafifletirken İspanya ihracatıyla da uluslararası pazardaki gücünü kanıtlıyor.

featured

Türkiye’nin havacılık sanayisindeki önemli projelerinden HÜRJET’te kritik bir aşama daha geride bırakıldı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından Ankara Kahramankazan tesislerinde üretilen ilk seri üretim HÜRJET, 30 Ağustos 2026’da gerçekleştirdiği ilk test uçuşunu başarıyla tamamladı.

Test uçuşunu 18 dakikada tamamlayan uçak, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girecek ilk standart üretim HÜRJET olmasıyla dikkat çekiyor.

Seri üretim HÜRJET’te dikkat çeken değişiklikler

İlk prototipten farklı olarak seri üretim HÜRJET’te çeşitli yapısal ve aviyonik güncellemeler bulunuyor.

Uçağın burun bölümünün, ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD 100-A AESA radarının entegrasyonuna uygun şekilde genişletildiği belirtiliyor. Motor hava alıklarına eklenen ayırıcı plakaların ise uçağın yüksek hızlarda motor hava akışının düzenli şekilde sürdürülmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

HÜRJET’in 1,4 Mach seviyesine ulaşabilen süpersonik yapısı, platformun eğitim görevlerinin yanı sıra farklı operasyonel rollerde kullanılmasına imkan sağlıyor.

HÜRJET’in silah kapasitesi ve dijital kokpiti

HÜRJET, eğitim görevlerinin yanı sıra hafif taarruz görevlerinde kullanılabilecek şekilde geliştiriliyor.

Uçağın kanat uçlarında bulunan LAU-129 tipi füze fırlatma kızakları, yerli Bozdoğan ve Gökdoğan hava-hava füzelerinin kullanımına yönelik altyapı sağlıyor.

Kokpit tarafında ise dijital altyapı öne çıkıyor. Geleneksel göstergelerin yerini LAD-208 Geniş Alan Ekranı alırken, HAVELSAN tarafından geliştirilen gömülü eğitim sistemiyle pilot eğitimlerinin daha gelişmiş bir ortamda gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

HÜRJET için Milli Uçak Gemisi vizyonu

HÜRJET projesinin önemli hedeflerinden biri de Türkiye’nin geliştirdiği Milli Uçak Gemisi (MUGEM) için deniz konuşlu bir varyant oluşturulması.

Deniz varyantında, uçak gemisi operasyonlarının gerektirdiği kısa mesafeli iniş ve kalkışlara uygun çeşitli yapısal değişikliklerin yapılması planlanıyor.

Bu kapsamda güçlendirilmiş iniş takımları, yakalama kancası ve deniz ortamına uygun koruyucu çözümler üzerinde çalışılması öngörülüyor.

İspanya ihracatı HÜRJET’in önünü açtı

HÜRJET’in uluslararası pazardaki en önemli adımlarından biri ise İspanya’ya yönelik ihracat programı oldu.

Platformun Güney Kore’nin KAI FA-50, İtalya’nın M-346 ve ABD’nin Boeing T-7A gibi eğitim ve hafif taarruz uçaklarıyla rekabet ettiği uluslararası pazarda İspanya tarafından tercih edilmesi, proje açısından önemli bir ihracat başarısı olarak değerlendiriliyor.

İspanya’nın yaşlanan F-5 filosunun yerini alması planlanan HÜRJET’lerin teslimat sürecinin önümüzdeki yıllarda başlaması bekleniyor.

F-16’ların yükünü azaltması hedefleniyor

HÜRJET’in Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesiyle birlikte F-16 filosunun eğitim ve bazı operasyonel görevlerdeki yükünün azaltılması hedefleniyor.

Platformun akıllı mühimmatlarla hafif taarruz görevlerinde kullanılmasının yanı sıra tatbikatlarda “Red Air” rolünü üstlenerek muharip uçakların eğitim faaliyetlerine destek vermesi planlanıyor.

HÜRJET test faaliyetlerini halen General Electric F404 motoruyla sürdürüyor. Projenin ilerleyen aşamalarında yerli turbofan motorlarının kullanılması da hedefler arasında bulunuyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter