Yunanistan, Ege ve Doğu Akdeniz’deki hava savunma mimarisini yeniden yapılandırmaya hazırlanıyor. ORSAM’ın yayımladığı yeni rapora göre Atina, farklı ülkelerden tedarik edilen mevcut sistemleri tek bir dijital ağ altında birleştirmeyi ve İsrail yapımı yeni sistemlerle çok katmanlı bir hava savunma mimarisi oluşturmayı hedefliyor.
Yunanistan hava savunma mimarisini değiştiriyor
Yunanistan, uzun yıllar içerisinde farklı ülkelerden aldığı hava savunma sistemlerini tek bir yapı altında toplamaya hazırlanıyor.
ORSAM tarafından 25 Eylül 2026’da yayımlanan ve güvenlik analisti Arda Mevlütoğlu tarafından hazırlanan raporda, Yunanistan’ın mevcut hava savunma kapasitesi ile hayata geçirilmek istenen yeni yapı ayrıntılı şekilde incelendi.
Bu dönüşümün merkezinde ise “Aşil Kalkanı” (Achilles Shield) projesi bulunuyor.
İsrail ve Yunanistan, 31 Ağustos 2026’da yaklaşık 3 milyar avro değerinde anlaşmaya imza attı. Anlaşma kapsamında Yunanistan için İsrail sistemlerine dayalı çok katmanlı bir hava savunma mimarisi kurulması planlanıyor.
Yeni yapıda David’s Sling, BARAK MX ve SPYDER sistemlerinin yanı sıra MMR çok görevli radarlar ve yeni bir ulusal komuta-kontrol sistemi yer alacak.
Yunanistan’ın mevcut hava savunma ağı
ORSAM raporunda Yunanistan’ın mevcut hava savunma mimarisinin çok farklı kaynaklardan gelen sistemlerden oluştuğuna dikkat çekiliyor.
Ülkenin hava sahasının gözetlenmesinde 11 erken ihbar radarının yanı sıra Yunan Hava Kuvvetleri tarafından kullanılan 4 Embraer EMB-145H havadan erken ihbar ve kontrol uçağı bulunuyor.
Bu uçaklarda Saab Erieye radar sistemi kullanılıyor.
Karadaki radarlar ile havadan erken ihbar uçaklarından elde edilen bilgilerin Larissa’daki ulusal hava harekât merkezine aktarıldığı belirtiliyor.
Böylece Yunanistan, Ege ve çevresindeki hava trafiğini yalnızca sabit radarlarla değil, havadaki sensörlerle de takip ediyor.
Patriotlar uzun menzilli savunmanın omurgasında
Yunanistan’ın mevcut uzun menzilli hava savunma kapasitesinin önemli bölümünü Patriot sistemleri oluşturuyor.
Atina, 1999-2000 döneminde toplam 6 Patriot bataryası tedarik etti. ORSAM raporunda sistemlerin zaman içerisinde PAC-3 seviyesine doğru modernize edildiği ve PAC-3 MSE önleyicilerinin yapıya dahil edilmesinin hedeflendiği aktarılıyor.
Raporda ayrıca Patriot radarlarının aynı anda çok sayıda hedefi takip ve angaje edebilme kapasitesine dikkat çekiliyor.
Patriot sistemlerinin modernizasyonu konusunda ise yaklaşık 300 milyon dolarlık bir paketten söz ediliyor. Bu kapsamda radar ve atış kontrol unsurlarının yenilenmesi ile PAC-3 MSE standardına yükseltme seçenekleri gündemde.
S-300’lerin geleceği belirsiz
Yunanistan’ın uzun menzilli hava savunma mimarisindeki bir diğer önemli unsur Girit’te konuşlu Rus yapımı S-300PMU1 sistemleri.
ORSAM raporunda S-300’lerin mevcut durumda dört bataryalık bir yapı içerisinde bulunduğu belirtiliyor.
Sistem tarafından kullanılan 48N6E füzeleri, açık kaynaklarda yaklaşık 150-200 kilometrelik menzil ve yaklaşık 27 kilometre irtifa kapasitesiyle ilişkilendiriliyor.
Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Rusya kaynaklı yedek parça ve teknik desteğin kesilmesi, sistemlerin geleceği konusunda soru işaretleri oluşturuyor.
Raporda bu nedenle S-300’lerin yerini İsrail yapımı BARAK MX sistemlerinin almasının beklendiği değerlendiriliyor.
Hava savunma envanteri çok parçalı
Yunanistan’ın mevcut hava savunma yapısı yalnızca Patriot ve S-300’lerden oluşmuyor.
Rapora göre ülkede ayrıca;
• 7 I-HAWK bataryası
• 25 Tor-M1
• 39 Osa-AK/AKM
• 9 Crotale NG/GR
• 5 Skyguard/Velos bataryası
• 54 ASRAD-Hellas
bulunuyor.
Bu kadar farklı sistemin aynı hava savunma mimarisinde bulunması ise beraberinde ciddi bir entegrasyon problemi getiriyor.
Asıl hedef füze sayısını artırmak değil, tek bir ağ kurmak
ORSAM raporundaki en dikkat çekici değerlendirmelerden biri burada ortaya çıkıyor.
Yunanistan’ın hava savunma envanterinde ABD, Fransa, Almanya ve Rusya menşeli sistemler bulunuyor. Farklı üreticilere ait sistemlerin aynı yapı içerisinde kullanılması; mühimmat, yedek parça, yazılım ve komuta-kontrol alanlarında uyum sorunlarını beraberinde getiriyor.
Atina’nın Aşil Kalkanı kapsamında çözmeye çalıştığı temel mesele de bu.
Amaç, onlarca yıl içerisinde farklı kaynaklardan tedarik edilen sistemleri birbirinden bağımsız çalışan unsurlar olmaktan çıkararak ortak bir sensör ve komuta-kontrol ağı içerisinde çalıştırmak.
İsrail Savunma Bakanlığı da anlaşma kapsamında yeni bir ulusal komuta-kontrol sisteminin, Yunanistan’ın hava savunma kabiliyetlerini tek bir yapı altında toplamasının planlandığını doğruluyor.
BARAK MX, David’s Sling ve SPYDER aynı mimaride
Yeni hava savunma mimarisinin üç önemli ayağını BARAK MX, David’s Sling ve SPYDER oluşturacak.
BARAK MX, İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii IAI tarafından geliştirilen çok katmanlı hava savunma sistemi olarak projede yer alıyor.
David’s Sling, özellikle balistik füze ve daha zorlu hava tehditlerine karşı savunma katmanında kullanılacak.
SPYDER ise daha kısa ve orta menzilli hava tehditlerine karşı görev yapacak.
İsrail tarafının resmi açıklamasında bu sistemlere ek olarak MMR çok görevli radarlar ve yeni ulusal komuta-kontrol sistemi de Aşil Kalkanı’nın unsurları arasında gösteriliyor.
Radar tespit menzili 470 kilometreye çıkabilir
ORSAM raporunda gelecekte oluşturulması planlanan sensör ağı açısından ELM-2084/MMR radarları öne çıkıyor.
Raporda yer verilen değerlendirmeler kapsamında yeni mimariyle radar tespit kapasitesinin 470 kilometreye kadar çıkarılmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Buradaki rakam, bütün koşullarda her hedef için geçerli olacak sabit bir “görüş mesafesi” anlamına gelmiyor. Radar menzili; hedefin irtifası, radar kesit alanı, arazi ve elektromanyetik ortam gibi birçok faktöre bağlı olarak değişiyor.
Benzer şekilde yeni hava savunma mimarisinde bazı önleme füzeleri için 300 kilometreye kadar angajman mesafesi öngörülüyor. Bu değer de sistemlerin her hedefe karşı otomatik olarak 300 kilometreden müdahale edebileceği şeklinde değerlendirilmemeli.
“Füzeden çok gören bir ağ”
Aşil Kalkanı’nın Yunanistan açısından asıl değişimi yalnızca yeni füze sistemlerinin envantere girmesi olmayabilir.
Yeni mimaride radarlar, sensörler, komuta-kontrol sistemleri ve farklı önleme araçlarının ortak bir hava resmi üzerinden çalışması hedefleniyor.
Böyle bir yapıda bir radarın tespit ettiği hedef bilgisi, uygun angajman aracına aktarılabilecek. Böylece hedefin mutlaka aynı sistem tarafından tespit edilmesi gerekmeyecek.
Bu durum hava savunmasının reaksiyon süresini ve farklı sistemlerin birlikte kullanılabilme kapasitesini etkileyebilecek önemli bir mimari değişiklik anlamına geliyor.
İsrail’in operasyonel tecrübesi de aktarılacak
Aşil Kalkanı’nın dikkat çeken başka bir yönü de yalnızca sistem satışından ibaret olmaması.
İsrail Savunma Bakanlığı, Yunanistan’a kurulacak yeni mimarinin İsrail savunma teşkilatının savaş sırasında elde ettiği operasyonel tecrübeye de dayandığını açıkça belirtiyor.
ORSAM raporunda ise bu durum, İsrail ile Yunanistan arasında CONOPS, yani harekât konsepti ve operasyonel yaklaşım aktarımı açısından değerlendiriliyor.
Bu kapsamda yalnızca radar veya füze sistemlerinin değil, farklı sensörlerin nasıl kullanılacağı, tehditlerin nasıl sınıflandırılacağı ve hava savunma unsurlarının ortak bir ağ içerisinde nasıl işletileceği de önem kazanıyor.
Ege ve Doğu Akdeniz’de yeni hava resmi
Aşil Kalkanı tamamlandığında Yunanistan’ın mevcut hava savunma sistemleri ile yeni İsrail yapımı unsurlarının daha bütünleşik bir mimaride çalışması hedefleniyor.
Özellikle radar ağı, erken ihbar uçakları, Patriot, BARAK MX, David’s Sling ve SPYDER gibi farklı unsurların ortak komuta-kontrol yapısında birleştirilmesi, Yunanistan’ın hava savunma anlayışında önemli bir değişiklik oluşturabilir.
Ancak projenin gerçek operasyonel kapasitesi, konuşlandırılacak sistemlerin sayısı, sensörlerin konumları ve entegrasyon seviyesinin tamamlanmasıyla daha net ortaya çıkacak.
Şimdilik kesinleşen temel unsur ise Atina’nın farklı dönemlerde aldığı dağınık hava savunma sistemlerini daha bütünleşik bir yapıya dönüştürmek istediği ve bunun için İsrail yapımı sistemleri merkeze alan yaklaşık 3 milyar avroluk Aşil Kalkanı anlaşmasını hayata geçirdiği.